Peki nasıl anlayacaksınız? İşte yolları…
1- Sevgiliniz içindeki suçluluk duygusunu bastırmak için sizin isteklerinize her zamankinden fazla duyarlılık gösterir. Özellikle diğer ilişkisinin ilk dönemlerinde…
2- Böyle bir alışkanlığı olmasa bile size sık sık hediye almaya başlar. Bu davranışının dikkat çekmemesi için de her hediye
3- Günlük hayatındaki alışkanlıklarını değiştirir ya da yeni hobiler edinir.
4- Yaşadığı duygusal karışıklık nedeniyle olur olmaz nedenlerden kavga çıkarabilir.
5- Ona daha şefkatli yaklaşmanız için sadece sizin yanınızda depresif bir tavır takınabilir.
6- Sizinle çeşitli bahanelerle daha az konuşmaya ve zaman geçirmeye başlar. Bu sayede daha az açık vereceğini düşünür.
7- Uykusunda sık sık kabus görebilir. Bir çok geceyi bu nedenle uykusuz geçirebilir.
8- Müzik, sinema gibi alanlarda zevkleri değişebilir. Daha önce nefret ettiği türleri beğenerek takip edebilir. Bu seçimlerden yeni ilişkisinin zevkleri hakkında fikir verir.
9- Kendisini birden çok beğenmeye başlayabilir. Zamanını eskiye göre daha çok ayna karşısında geçirir.
10- Sizi ya da ilişkinizi başkalarıyla kıyaslayabilir. Bu artık sizin tek olmadığınızı düşündüğünü gösterir.
11- Artık hiçbir eleştiriye tahammülü kalmayabilir. Sürekli kendini savunma tavrını takınabilir.
12- Eve geç gelmeye başlar. Evdeki sorumluluklarını ya da eskiden düzen konusunda önem verdiği konuları atlayabilir.
13- Sizin nasıl göründüğünüzle artık daha az ilgilenir. Saçınız ya da kıyafetlerinizle ilgili yorum yapmaz.
14- ‘Seni seviyorum’ demeyi bırakır.
15- Sizin ona yaptığınız sürprizler karşısında eskisi gibi coşkuyla tepki vermez. Bu içinde suçluluk duygusundan kaynaklanır.
16- Kendisini başkalarıyla kıyaslaması da size olan ilgisini kaybetmeye başladığını gösterir.
17- Telefonunda arama listesi ve mesaj kutusunu sürekli boş tutmak gibi önlemler alabilir.
18- Birden bire arkadaşlarıyla her zamankinden daha fazla vakit geçirmeye başlar
19- Saçınızı okşamak gibi şefkat gösterilerini bırakır.
20- İlişkinizin geleceği hakkında evlilik, ev alma gibi planlar hakkında konuşmamaya başlar.
21- Birden bire kişisel uğraşlara vakit ayırmaya başlar. Kitap okur, film izler…
22- Aranıza yatak odanızda da mesafe koyar ve bunun için bahaneler sıralar.
23- Yaptığı şakalar sizi güldürmekten çok kırmaya başlayabilir, eski hoş sohbet tavrı kalmaz.
24- Çiftlerin yapışık ikizler olmadığını öne sürerek kendi özel sınırlarını korumak adı altında sizden uzaklaşır.
25- Rüyasında başka isimler sayıklayabilir.
26- Yakın çevrenizden sürekli ilişkiniz hakkında uyarı alıyor musunuz? Sizdeki değişim en iyi dışardan bakan objektif gözler tarafından görülür.
27- Sizin artık kendisiyle ilgili sorular sormanıza tahammülü kalmaz. Neredesin sorusu onu bir anda sinirlendirmeye yeterli olur.
28- Sabah uyandığında kimin yanında olduğunu anlamak için bir süre etrafına bakar.
29- Ev içinde kapıları kapalı tutmaya başlar. Özellikle bilgisayar başındayken rahatsız edilmek istemez.
Karakterinizden ödün vermeden aşkta şansı yakalamak istiyorsunuz. Aradığınız partneriniz nasıl özelliklere sahip olmalı?
1- İstediğiniz şeyden emin olun. Partnerde asla görmezden gelemeyeceğiniz şeyler neler? Partnerinizde olmasını istemediğiniz şeyleri listeleyin. Daha sonra sizin için olmazsa olmaz 10 şeyi listeleyin. Daha seçici davrandığınız için hata yapma riskiniz azalacak.
2- Hayatınızı yaşayın. Ne istediğinizi ve istemediğinizi açıkça biliyorsanız hayatınıza daha fazla odaklanırsınız. Sıkı bir vücuda sahip olmak için yürüyebilir, arkadaşlarınızla hoş vakit geçirebilir ve mutlu olduğunuz için daha çok insanın dikkatini çekebilirsiniz.
3- Kaçırdığınız şeyler için üzülmeyi bırakın ve büyük fotoğrafı görün. Gelecekteki daha iyi fırsatları kaçırmamak için ileriye doğru bakın.
4- Evden dışarı çıkın. Kültürel yaşam halkanız genişledikçe yeni insanlarla tanışma şansınız artar. Rutin yaşamınızı değiştirin. İlgi duyduğunuz alanlardaki etkinlikleri takip edin, ortak zevklere sahip olduğunuz insanlarla daha fazla görüşme fırsatı yakalarsınız. Arkadaşlarınızla parti grupları oluşturun ve eğlenmeye başlayın!
5- İstediğiniz şey için gözlerinizi açık tutun. Şanslı insanlar yaratıcı ve maksimum şans fırsatlarını farkeder. Sizinle aynı çizgide olan kişilerle sohbet edin. Kişisel iş bilgilerinizin olduğu kart vizitiniz yanınızda olsun ya da sadece e-mail adresinizi de verebilirsiniz.
6- Meraklı olun. kendi bilgilerinizi açıkça vermeyin ancak sorular sorun. Nedenleri araştırın ve cevapları bulun.
7- Yeni şeyler deneyin. Farklı olmanın en iyi yolu farklı şeyler yapmaktır. Günlük rutininizi farklılaştırın ve kendinizin farkında olun. Kendinizi sarsın ve neler olup bittiğinin farkında olun. Fırsatları yakalamaya açık olun ve avantaja çevirin.
8- Güne şanslı olduğunuzu düşünerek başlayın.. Negatif düşünceler şansınızı engeller. Negatif düşünmek yerine pozitif düşünün. şanslı insanların arasında olduğunuzu düşünün.
9- Kötü şanstan ders alın. Karşınıza çıkan olumsuzluklardan korunmak için yaşadıklarınızdan ders alın. Hatalarınızı bilirseniz kötü şans gidecek ve hayat boyu işinize yarayacak deneyimler size kalacaktır.
10- Her zaman pozitif etkenleri araştırın.
Seks yaşamınız uzun süredir aynı tekdüzelikteyse artık farklı şeyler denemenin zamanı gelmiş demektir. Seksten hem partneriniz zevk almalı hem de siz… Değişik yöntemler deneyerek onu doruklara çıkarabilir, böylece de ilişkinize renk katmış olursunuz. Kuşkusuz seksin ilk adımı partnerinizi tahrik etmek. Bunun için de bir sürü yol var tabii… Nasıl mı, işte size hem de ellerinizi kullanmadan onu okşamanın ve tahrik etmenin yolları: Ayak Kalça Ense Kulak Dille En tahrik edici organdır. Partnerinizi zirveye ulaştırmak için ayak uçlarından usul usul dil darbeleriyle başlayarak yukarılara doğru tırmanmanızı öneririz. Bu hareketle onun uyarılacağından emin olabilirsiniz. Kalça bölgesine yapılan ziyaretler ender
olduğundan değeri de oldukça büyüktür. Kalçalarında gezinen diliniz başlangıçta çekimser olabilir ancak bu partnerinizin çok hoşuna gidecektir. Ufak ama yumuşak ve nazik dil darbeleri, sinirlerini son noktasına kadar harekete geçirip, partnerinizin heyecanlanmasına neden olacaktır. Hele de ense bölgesi hassas ise bu onu zevkten çıldırtabilir. Bu bölgede önemli olan yumuşak ve yavaş olmaktır! İşe önce kulak memesini emip, dil darbeleri kondurmakla başlayın. Ancak çok heyecanlandığını ve zevk aldığını hissettiğinizde dilinizle kulağın içlerine doğru ilerleyin.
Sevgilinizin burcuna göre başınıza gelebilecekler ve hangi burçtan bir sevgiliye nasıl davranmanız gerektiği konusunda bilgilerimizi sizler ile paylaşmak istedik. Bir Koç’a mı aşıksınız? Azimli ve biraz da dalkavuk olmaniz gerekiyor. Koç’lar fark edilmeyi sever ve ona gösterdiginiz ilgi ve sevginin tadini çikarmak ister. Ben-merkez sayabilecegimiz bu kisi, her zaman kendinden bahseder. Kendi ayaklari üstünde rahatça durabileceginden, sizden de bunu bekler. ilgi odagi olmaktan delicesine hoslanan Koç’la birlikte mutlu bir hayat geçirebilmek için onu kalbinizin tam ortasina oturtmaniz gerekir. Askinin pesinden kosan ve belli belirsiz degisen dengelerin adamidir. Kolay olursaniz onu er geç kaybedeceksiniz demektir. soför koltuguna onun geçmesine izin vermeli ancak bindiginiz arabayi tamamiyle onun kontrolüne birakmamalisiniz. Her an kendinizi hatirlatmali, varliginizin gideceginiz istikameti az da olsa degistirmesini saglamalisiniz. Aksi taktirde onu kaybettiniz demektir. Ona belli ipuçlari verip isteklerinizi kavramasini beklemenizse sizde hayalkirikligi yaratacaktir. Kin gütmeyi beceremeyen,yaralarini kendi kendine tedavi etmekte basarili olan Koç, dolayli mesajlari kesinlikle anlamaz. Ona direkt yaklasin.
Bir Boga’ya mi asiksiniz?
Onun hayatinizin aski oldugundan ve ona sadik kalabileceginizden emin olmalisiniz. Bu burç hareket ve denemelerin degil, tek bir insanla güvenli bir hayatin burcudur. Degisiklikten hiç hoslanmaz ve onunla birlikte olmak için ona ayak uydurmak size kalir. Görünüsünüze gösterdiginiz özeni ona vereceginiz hediyelerle perçinlemelisiniz.
Bu evcil burcu elde etmek için göze aldiginiz her sey ve verdiginiz tüm emek kötü bir asçiysaniz bosunadir. Kalbinin asil anahtari onun için pisirdiginiz yemeklerde bulacagi lezzettir. Ona sordugunuz herhangi bir sorunun noktasini ve virgülünü tamamen kafasinda oturtmadan size asla cevap vermeyecek, komplimanlarinizin altinda gerçeklik bulamayinca da omuz silkecektir. Gözünüz korkmasin; morali bozuldugunda saklanabilecegi bir omza sahipseniz gerisini berababerce halledersiniz zaten.
Tüm toplumlarda kızlık zarı tabu olma özelliğini halen korumaya devam ediyor. Günümüze değin tabu olarak gelişi de tamamen erkek zihninin ürünüdür. Kızlık zarının önemsenmesi de bir çeşit kadını aşağılama yöntemidir. Erkek zihninin ürünü olan kadın üzerindeki hakimiyeti sürdürebilme anlayışı ile kadınlar da öylesine inandırılmış ki neredeyse kendi bedenlerinden korkar olmuşlar. Kadın cinselliği ve cinsel organ hakkında açıklamalar yapılıyor olsa da genel olarak halk arasında bilinmeyenler çoğunluktadır. Öncelikle kızlık zarının ne olduğu, işlevi var mıdır yok mudur… bu soruların cevabını bilmek gerekiyor. Kızlık zarı; kesin bir görevi olmayan ve doğa tarafından vajenin giriş kısmına yerleştirilen doku olarak tarif ediliyor. Bazı bilim adamları, regl başlangıcına kadar vajeni ve rahmi dışarıdan gelebilecek mikroplara karşı koruyan doku oluşumu derken bazıları ise, yalnızca bir doku kalıntısı olarak değerlendiriyorlar.
Kızlık zarı ilişki dışında ne zaman yırtılır?
İlişki dışında nadir olarak bazen uzakdoğu sporu, jimnastik gibi aktif ve normalin dışında bacak açma hareketi yapanlarda, kaza ve bazen düşmelerde yırtılabilir.
Yırtılan kızlık zarı sonra tekrar iyileşirmi? Kapanırmı?
Hayır,farklı bir yapıya sahip olan kızlık zarının yırtılan kısımları hiç bir zaman kendiliğinden tekrar birleşmez.
Kızlık zarı parmak girmesinden zarar görür mü?
Bu kızlık zarının tipine bağlıdır, bazı kızlık zarına hiç bir şey olmayacağı gibi, bazıları da yırtılabilir.
İlk ilişkide çok acı verir mi?
Genelde bu sizin partnerinizle ne kadar uyum içinde olduğunuza ve kızlık zarının tipinede bağlı olmakla beraber yavaş hareket edilecek olursa fazla bir acı vermez.
Ya yırtılmazsa?
Yırtılmazsa bir jinekolog tarafından uyuşturularak size hiç bir acı verilmeden açılabilir.
İlk ilişkide kızlık zarının acısından çok korkuyorum, ne yapabilirim?
Eşinizle anlaşarak bir jinekoloğa giderseniz, o kızlık zarınızı uyuştururarak size hiç bir şey hissettirmeden açabilir.
Çok kanarmı ?
Hayır, pembe renkli (vajen salgıları ile karıştığı için kanın rengi açılır) bir kaç damla kan gelebilir.
Ya kanama durmazsa?
Bazı yapısal özellikleri nedeniyle çok kalın kızlık zarlarında bazen olabilmektedir, doktora müracaat ederseniz o gerekli müdahaleyi yaparak kanamayı durduracaktır.
Kızlık zarı tamir edilir mi ?
Evet, kızlık zarı dikilir. Kızlık zarını sadece bir kadın doğum uzmanı diker.
Dikilen bir kızlık zarı yüzde yüz kanarmı?
Evet,eğer bu işin uzmanı tarafından dikilmişse dikilen bir zar yüzde yüz kanar.
Kızlık zarının bozulduğu nasıl anlaşılır?
Kızlık zarının bozuk olup olmadığı, uzman jinekolog tarafından gözlem ile anlaşılır. Bilgisayarlı tomografi, mr çektirmek ya da ultrason ile kızlık zarının bozuk olup olmadığı görülemez.
Kızlık zarının bozulduğu, ancak bir jinekolog tarafından muayene ile anlaşılır. Kadınların cinsel organının iki dudağını gazlı bezle ayırıp, gözlem sayesinde kolayca anlaşılabilir. Tabi bunu kişinin aynaya bakarak yapması ve anlayabilmesi zordur, çünkü deneyim gerektirir. Oldukça kısa bir muayene ile anlaşılır.
Alman jinekolog Ernst Grafenberg, ismini soyadının ilk harfinden alan, efsanevi G noktasını keşfetti. G noktası vajinanın ön kısmında, girişe yakın bir yer deki kemiğin hemen arkasında bulunuyordu. Genişliği birkaç santimetrekare olan, kare şeklindeki bu kaslı bölge son derece duyarlıydı. Orgazmınızı doruğa çıkaracak G noktasını sorularla tanımaya ne dersiniz? Kadın cinselliğinin fizyolojisi hala yeterince bilinmese de, görünüşe bakılırsa bazı kadınlarda G noktasının bulunduğu gerçekten tespit edildi. Ancak G noktasını henüz bulamamış olan çok sayıda kadının da varlığı şüphe götürmez. G noktası orgazmın doruğa çıkmasını sağlayan bir bölge. Hatta, kadınlar tahrik olmaya son derece elverişli olan bu erojen bölgede yeniden uyarılmaya başlıyorlar. Vajinanın ağzı, özellikle de ön kısmı, hiçbir algılayıcı hücre içermeyen dip kısmının aksine, genel anlamda son derece duyarlı bir bölge.
G noktasının yapısı nasıldır?
G noktası konusunda iki varsayım var:
1)Klitoristen gelen bir sinir demeti ya da
2) Vajinal salgılar üreten bir salgı bezi veya bezleri.
Erkeklerdeki prostat salgı bezinin muhtemelen kadınlardaki eşdeğeri olarak görülüyor.
G noktası nasıl bulunabilir?
Parmaklarınızı vajinanın etrafında dairesel hareketlerle gezdirin. Parmaklarınızı hafifçe öne bükerek vajinanın ön çeperine çarpmasını sağlayın. Parmaklarınızın ucunda kabarık bir bölge ya da bir dizi çıkıntı hissedebileceğiniz gibi hiçbir şey de hissetmeyebilirsiniz. Bu hareketi son derece zevk verici bulabileceğiniz gibi, tuvaletiniz de gelebilir ya da her ikisini birden yaşayabilirsiniz. Bu bölgeye şiddeti değişen hareketlerle vurmanız, sizde G noktasının gerçekten bulunup bulunmadığını anlamanızı sağlayacaktır.
G noktası herkeste bulunur mu?
Bulunduğu bölge de kişiden kişiye değişebilir. Tıpkı klitorisin uyarılmasından alınan zevkin değişebileceği gibi, G noktasının uyarılmasına verilen tepki de bir kadından başka bir kadına değişiklik gösterebilir. Bazıları bundan zevk almaz ya da hiçbir özel yanı olmadığını düşünür.
G noktası için ideal pozisyon hangisidir? Çoğu kadın cinsel birleşme esnasında, göbek kısmının yatağa dayalı olduğu, bacakların ayrıldığı ve kalçaların hafifiçe yukarı kaldırıldığı ‘köpek” pozisyonunda olmaktan büyük zevk alır, çünkü bu pozisyondayken G noktası uyarılır. Bunun nedeni erkeğin penisinin vajinanın ön çeperine daha fazla değmesidir. Çoğu kadın, G noktasında orgzama ulaşması için vajiasının ön kısmına daha fazla baskı yapılmasına, hızlı bir ritme ve çok fazla sürtünmeye ihtiyaç duyar.
G noktasını bulmak cinsel açıdan zirveye çıkmakla eşdeğer mi?
Konuyu bu kadar da abartmamak gerekir. G noktasının bulunamaması da ciddi bir sorun olduğu anlamına gelmez. Bu durum sevişmekten zevk alamamakla eşdeğer değil. G noktasını bulamayan kadınları suçlu ilan etmek yanlış.
G noktasını bulmadan zevk almak mümkün mü?
Orgazma çok farklı şekillerde ulaşmak mümkün. Vajinadaki kasılmalarla, ürpermelerle ya da kasların boşalmasıyla kendini gösterebilir. Cinsellikte standartlardan söz edilemez. Zevk konusunda fazla takıntılı olmamakta yarar var. Her zaman şu ya da bu şekilde zevk alınacak diye bir şey yok. Önemli olan partnerinizle gerekli uyumu yakalayabilmek, zevki sonuna kadar hissedebilmek. Kadının yatakta alabildiğine doğaçlama bir biçimde hareket etmesi en iyisi.
Kadınların en çok şikayette bulunduğu cinsel isteksizlik sorunu… Türkiye için hala kapalı kutu görümünde olan cinsellikle ilgili sorunlar, kadın ve erkekleri farklı etkiliyor. 40 yaşını geçen erkeklerin yüzde 52 sinde değişik düzeylerde cinsel fonksiyon bozukluğu görülüyor. Kadınlarda ise, cinsel soğukluk orgazm olamama ve vaginusmus sorunları en önemli hastaneye başvuru nedenleri arasına yer alıyor. Uzmanlara göre cinsel sorunlar birçok nedenin bir araya gelmesinden doğuyor. Cinsel deneyimin yetersizliği, cinsel bilgilenmenin eksikliği yada yanlışlığı, eşle olan genel ilişkinin zayıflığı, katı yetiştirilme tarzı, yerleşik yanlış inanışlar, kalıp yargılar ve başarısızlık endişesi başlıca psikolojik faktörler arasında yeralıyor. Erkeklerin cinsel sorunlarının başında ereksiyon olamamak geliyor. Araştırmalar bu sorunun önümüzdeki 5 yıl içinde dünyada 400 milyon erkeği ilgilendireceğini gösteriyor.
5 MİLYON ERKEKTE EREKSİYON GÜÇLÜĞÜ SORUNU VAR
Dünya verileri Türkiye’ ye uyarlandığında, ülkemizde değişik düzeylerde ereksiyon güçlüğü olan 5 milyon erkeğin bulunduğu ortaya çıkıyor.
Kadınların cinsel sorunlarının çözümünde yaşanan en önemli eksiklik ise Türkiye’ deki cinselliğin hala tabu olmasından doğuyor.
Ülkemize genç kızların hala evlenmeden önce jinekoloğa gitme yüzdesi çok düşük. Bu nedenle var olan hastalıklara zamanında müdahale edilemiyor.
Cinsel konularda eğitimsiz olan kadınlar, cinsel isteksizlik duydukları konusunda bir karara dahi varamıyorlar ya da bilgisizlikten doğan nedenlerle isteksizlik duymalarına neden olacak travmatik deneyimler yaşıyorlar. Özellikle kadınlar için en önemli sorun; cinsel isteksizliklerini doğal kabul etmeleri…
Günümüze değin ulaşmış ve halen de uygulanmakta olan evlilik geleneğinin kuralları aslında bilinenin çok dışında anlamlar taşıyor. Üstelik tahmin edilenden de farklı açıklamalar yapılıyor. Evliliklerde kural gibi görünen gelenekler nelermiş hangi amaçla başlatılmış birlikte göz atalım: Neden damat gelini öper? Düğünlerde en önemli kuraldır damadın gelini öpmesi. Eski dönemlerde evlilik anlaşmalarının mühürü olarak kabul edildiğinden damat gelini öpermiş. Bir diğer anlamda da gelinin ruhunun bir parçası damada, damadın ruhunun bir parçası dageline geçtiği inancıyla gelenekselleşmiş ve günümüze değin devam ettirilmiş. Düğün pastası niye yapılır? Geçmişte pasta, iyi şans ve verimliliği artırdığına inanılarak düğünlerin vazgeçilmez kuralı olmuş. Daha eski dönemlerde düğün törenleri, gelinin başında ekmek kırılmasıyla sonlandırılırmış. Gerekçeleri ise buğdayın, kadınların doğurganlığının temsiline olan inançlarıymış. Ekmek kırılması ile dağılan kırıntıları, şans getirmesi inancıyla davetliler toplarmış. farnsa’da 17.yy.’da bir aşçı bu ekmeğe daha değişik ve güzel şekle dönüştürmeye karar vermiş, bu sayede düğün pastası ortaya çıkmış.
Gelinler neden beyaz giyer?
Beyazın kullanımı çok çok eskilere dayanır. Romalılar döneminde kutlamalarda özellikle beyaz kullanılırmış. 20.yy ilk dönemlerinde ise beyaz, temizliğin ve masumiyetin sembolü kabul edilmiş. Günümüze değin düğünlerde gelinliklerin beyaz oluşu bu inanış ile gelenekselleşmiş. Yalnız değişen ve gelişen zaman ile artık farklı renklerde gelinliklerde kullanılmaya başlandı.
Düğün sonunda neden çiftin üzerine pirinç atılır?
Dünyada bilinen tüm kültürlerde pirinç, bereketin bolluğun sembolü olarak kabul edilmiş. Bazı toplumlarda gelinlerin ellerine başak dalları verilirmiş, misafirler ise şans getirir inancıyla bunlardan alırmış.
Neden düğünün sonunda gelin buketi havaya fırlatılır?
Yine şans getireceği inancıyla gelenekselleşmiş buketin fırlatılması. Bu inanca göre, gelinin fırlattığı buketi yakalayan kişinin şanslı olduğuna ve kısa süre içinde evleneceğine inanılırmış.
Hristiyan düğünlerinde nedimeler neden bir örnek giyinir?
Bu gelenek de romalılar döneminde günümüze değin ulaşmış. O dönemlerde bazı kötü ruhların gelinle damadı lanetleyeceği inancıyla, düşüncedeki lanetleri önlemek maksadıyla düğüne şahitlik eden bir kaç kişinin geline ve damada benzer giyinmeleri istenmiş. Zamanla kilise düğünlerinde de bu inançla gelenekler sürdürülmüş.
Neden yüzük sol ele takılır?
Eski dönemlerde tıp alanında araştırmalar yapan bilim adamlarının inancıymış. Sol elin dördüncü parmağından kalbe doğru uzanan bir damar olduğu düşüncesiyle evliliklerin sembolü ve mühürü niteliğindeki yüzüğün sol elde dördüncü parmağa takılması günümüze değin gelenekselleşmiştir.
Belki bu günlere değin evliliklerde kural gibi algılananan geleneklerin anlamları ya da amaçları günümüzde bilinir, belki de bilinmez sadece yapılması gerektiği için yapılır sembol kabul edilenler. Oysa geçmiş zamanlarda insanlar sembolize ederken büyük inançları varmış. Şimdiki zamanda ise “olması gerektiği için” midir yoksa gerçekten bir takım inançlar doğrultusunda mı yerine getirilir bu gelenekler… Aslında önemli bir gerçek var ki; İnsanlar şansa her zaman ihtiyaç duymuşlar o dönemlerde de şimdi de. Koşullar ne olursa olsun değişmiyor.
1. Sık sık seni seviyorum ve sana ihtiyacım var demeyi unutmayın.
2. Aşk şiiri yazın.
3. Yağmurda el ele yürüyün.
4. Radyodan onun için şarkı isteyin.
5. Ruj ya da traş kremi ile aynaya “seni seviyorum” yazın.
6. Çantasına cüzdanına ya da yastığının altına küçük aşk notları saklayın.
7. Kahvaltıda kalp şekilli tostlar yapın.
8. Gazetenin kişisel bölümüne aşk notları yazın.
9. Şehir içinde fayton gezintisine çıkın.
10. Süpriz haftasonu tatili hazırlayın.
11. Sevgilinizin ufak tefek gündelik ev işlerini yapın.
12. Ajandasındaki uzak tarihlere ikiniz için randevular yazın.
13. En sevdiği restorana reservasyon yaptırın.
14. Gidilecek filmi seçmesine izin verin.
15. Ona ayak masajı yapın.
16. Kalp şeklinde bir kitap ayıracı yapın ve okuduğu kitabın arasına koyun.
17. Romantik müzik CD’si koyun ve dans edin.
18. Sadece ikiniz için sürpriz parti düzenleyin.
19. Sevgilinize pofuduk oyuncaklar alın.
20. Birbirinizin falını okuyun.
21. Birbirinizde en çok sevdiğiniz 10 özelliğin listesini yapın.
22. Bu listeyi göze görünecek bir yere koyun.
23. Onun adını vücudunuza dövme ile yazdırın.
24. İkiniz için bir fotoğraf albümü hazırlayın.
25. Birlikte kampa gidin ve sadece bir uyku tulumu alın.
26. Bir şişede balonda ya da sandwichte aşk notu gönderin.
27. Sevdiğini bildiğiniz bir çizgi film karakterini taklit edin.
28. Birlikte duş alın.
29. Işıkları loşlaştırıp kanepede tv izleyin.
30. “Özür dilerim” deyip öpüp barışan taraf olun.
31. Birbirinize masaj yapın.
32. Gün boyunca her saat başı öpüşün.
33. Bir sepet dolusu şirin hediyeler gönderin.
34. Banyo aynasındaki buhara “Senin için deliriyorum” yazın.
35. Kocaman bir kurdele ile yatağınızı paketleyin.
36. Onun benzin deposunu doldurun.
37. 18 yaşında gibi davranın hatta piercing yapın.
38. Sebepsiz yere bir buket çiçekle çıkın karşısına.
39. Birlikte scrabble oynayın kullanabildiğiniz kadar aşk kelimesi kullanın.
40. Ona köpük banyosu hazırlayın etrafına mumlar yakın.
41. Parkta piknik yapın.
42. El ele tutuşun.
43. Evde mum ışığında romantik bir yemeğe giden yolu gül yaprakları ile donatın.
44. Bir hayır kurumuna sevgiliniz adına bağış yapın.
45. Onun kıyafetlerini yerden kaldırın ve ona bu konuda hiç birşey söylemeyin.
Depresyona da iyi gelen en pahalı baharat…Dünyanın en pahalı baharatı olan safranın, kadınların adet öncesi semptomlarını hafifletebileceği ve depresyon tedavisine yardımcı olduğu belirtildi. İran ve Akdeniz mutfağının vazgeçilmez baharatlarından olan safranın, yemekler dışında bazı rahatsızlıkları gidermek için kullanıldığı uzun zamandır biliniyordu. Mide ağrılarına, sindirim sorunlarına ve hatta depresyona iyi geldiği bilinen safran, son zamanlarda yapılan kimi klinik araştırmalara göre, orta düzeyli depresyonun tedavisinde de yardımcı oluyor. Safranın, depresyon tedavisine, beyindeki serotonin düzeyini etkileyerek yardımcı olduğu belirtiliyor.
EN AZ YÜZDE 50 AZALMA
Uzmanlar tarafından 20 ila 45 yaş arasındaki iki grup olarak rastgele seçilen 50 kadından ilk gruba, iki adet döneminde günde 2 kez safran kapsülleri verirken, diğerine plasibo kapsülleri verdi. Her iki gruptaki kadınların da deneyden önce en az 6 aydır kramp, geğirme, sinirlilik ve bitkinlik gibi adet öncesi dönem belirtileri olduğu kaydedildi. Tedavi dönemi sonunda safran kapsülü alan kadınların 4′te 3′ünün adet öncesi semptomlarında en az yüzde 50 azalma belirlenirken, plasibo grubundaki kadınların yalnızca yüzde 8′inin semptomlarında azalma görüldü.
DEPRESYONU DA AZALTIYOR
Araştırmacılar, tıp dergisi BJOG’da yayımladıkları makalelerinde ayrıca, safran alan gruptaki kadınların yüzde 60′ının depresyon semptomlarında yüzde 50 iyileşme görüldüğünü, almayan grupta ise yalnızca 1 kadında iyileşme görüldüğünü söylediler. Araştırmacılar, bulgularının safranın seretonin değişikliklerini etkilediği iddiasını desteklediğini kaydettiler. Ancak İranlı bilim adamları, araştırmalarının, bu alanda yapılan ilk araştırma olduğunu, bu nedenle kesin sonuçlara varmak için daha geniş ve uzun dönemli araştırmalar yapılması gerektiğini vurguladılar.