Avokado: avokado orijin olarak Meksika bitkisidir.. Aztekler, üç özgün cinsinden Meksika’da yetişenine erkek yumurtalığı anlamına gelen ahuacatl demişler. Avokado’nun en çok bilmemiz gereken özelliğinden biri yüzde 30 civarında yağ ile bol miktarda protein içermesi. Böylelikle zengin bir besleyici ve enerji kaynağı.
Avokado kapsüller; Lif, A, C, E vitamini ve bazi B vitaminleri açisindan oldukça zengindir. Ayrıca potasyum yüklüdür. Potasyum eksikliği depresyona ve yorgunluğa yol açar.. Kalp için yararlı olan avokado aynı zamanda cildi de besler. Uzmanlar avokadoyu cildin kırışıksız olmasında önemli rol oynayan kolajen’in üretimini sağlayan bir depo olarak değerlendiriyorlar.
İçeriğinde ki bol miktarda ki E vitamini hücrelerinizi dışarıdan gelebilecek zararlara karşı koruyan bir antioksidandır.
E vitamini, kötü kolesterolün (LDL) arter duvarlarına bağlanmasını önler, kalp krizi riskini azaltır. E vitamini ayrıca, kanı incelterek pıhtılaşma olmasını engeller.
Avokado karışım, içindeki bitkilerle, vücuttaki fazla suyu atıcı (diüretik) etkisinin yanı sıra bazı bölgelerdeki ısrarlı yağların da erimesine yardımcı oluyor. Düzenli kullanan kişilerde kısa süre içinde vücudun sindirim sisteminde rahatlamaya yol açmakta ve vücudun yakma mekanizmasını hızlandırıcı bir etki yapmaktadır.Buna bağlı olarak bayanların önemli sorunlarından biri olan selülit i de önemli oranda azaltıcı etki göstermektedir. avokado form diyet kabsülü..
Stresle ilgili birçok önlem ve tedavi yöntemleri vardır. İşte stressavar yiyecekler…
Dr. Hasan İnsel
Günlük hayatta işle ilgili sorunlar, ailevi tartışmalar, maddi yükümlülükler, yapmak istenilenlere asla yeterince zaman ayıramama gibi faktörler her an karşılaşılan stres kaynaklarıdır. Birçok kişi artık modern yaşam tarzının bir parçası olarak stresi kabullenmekte, bunu sanki olmazsa olmaz gibi görmekte. Ancak sürekli stres altında olan kişiler birçok hastalıkla daha sık karşılaşabiliyor, uzun dönemde sağlıkları ciddi ölçüde bozulabiliyor. Dolayısıyla stres yönetimi, genel bir sağlık yönetimi için önemli bir gerekçe. Stresle ilgili birçok önlem ve tedavi yöntemleri vardır, doğrusu doktorunuza bu konuda danışmak ve gerekli profesyonel yardımı almak için yönlendirilmenizdir. Bu arada stresle savaşan yiyeceklerin beslenmenizde yer alması da size bu konuda bir ölçüde destek olabilir.
Louis Anronne tarafından yazılan ’Sıska’ adlı kitapta yumurta insanı tok tutan sihirli gıdaların başında geliyor.
ABD’de yayınlanan Wall Street Journal gazetesinde yayınlanan bir habere göre bazı gıdalar ateşe benzin dökmek gibi iştahın açılmasına sebep olabiliyor. New York Presbyterian Hastanesi’nin Beslenme ve Kilo Verme bölümünün başında görev alan Louis J. Aronne tarafından yazılan “The Skinny” (Sıska) adlı kitap, bu konuda yürütülen araştırmaları bir araya getiriyor. Kitap, hangi gıdaları ne zaman yemeniz gerektiği konusunda tavsiyelerde bulunarak iştahı yatıştırmayı vaat ediyor. İşte her öğün için tavsiyeler:
Bugün kilo vermenize ve kilonuzu korumanıza yardımcı olacak, aynı zamanda az yemenizi ve vücut yağınızın azalmasını sağlayacak besinlerden bahsedeceğiz. Tabii ki yağları bir gecede eriten mucize besinlerden bahsetmiyoruz çünkü bu mümkün değil
Bir çok danışanımız, internet sitemize gelen sorular ve siz okuyucularımızın soruları arasında sıklıkla şu tip cümlelere rastlayabiliyoruz: “Kilo vermeye yardımcı besinler var mı?”, “Kilo vermek için hangi besinlere ağırlık vermeliyim?”
Bazı araştırmaların sonunda bazı besinlerin yıldızı parlayabiliyor çok daha fazla gündem işgal edebiliyor. Bu besinlere bir göz atalım, ancak yanlış anlamayın tabii ki yağları bir gecede eriten mucize besinlerden bahsetmiyoruz çünkü böyle bir şey mümkün değil. Burada kilo vermenize ve korumanıza yardımcı olacak, bununla birlikte az yemenizi sağlayacak veya daha fazla kalori yaktıracak ve vücut yağının azalmasını sağlayacak besinlerden bahsedeceğiz.
Mide içeriğinin yemek borusuna geri dönmesiyle ortaya çıkan, yaşam kalitesini bozabilen bir sağlık sorunu olan reflü, bazı yiyeceklerin fazla miktarda ve hızlı tüketilmesiyle de ortaya çıkabiliyor.
Prof. Dr. E. Murat Tuzcu
International Hospital Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Sadık Yıldırım, insanların yüzde 60’ının 15 günde 3-5 defa reflü yaşadığını belirtiyor. Reflünün fizyolojik olarak insanlarda bulunduğunu ve özellikle yemekten sonra bir miktar reflü olabileceğini, bu reflünün çok kısa sürdüğünü belirten Yıldırım, “Ancak fizyolojik reflülerin sayısının ve süresinin fazla olması yemek borusunda hasara yol açabilir. Biz bu durumu ‘Gastroözafagiyel reflü’ hastalığı olarak tanımlıyoruz” dedi.
Meksika’da 86 kişinin ölümüne yol açan, ABD’de ve değişik ülkelerde görülen domuz gribi, dünyayı alarma geçirdi.
Uzmanlar hastalığın yayılabileceği uyarısını yaptı. Meksika’da okullar kapatıldı. Meksika’da ortaya çıkan ve toplam 86 kişinin ölümüne neden olduğu sanılan, ABD’de 20 kişide, Kanada’da 6 kişide rastlanan domuz gribinin dünyaya yayılmasından korkuluyor.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Başkanı Margaret Chan, Meksika ve ABD’deki domuz gribi salgınının daha çok yayılabileceği uyarısında bulundu.
ABD Hastalıkları Denetleme ve Önleme Merkezi’nden Anne Schuchat, enfeksiyonların birçok toplulukta görülmesi nedeniyle, daha fazla vakaya rastlanabileceğini söyledi. Meksika’da okullar, müzeler, kütüphaneler ve tiyatrolar, binden fazla kişinin hastalandığı salgını önlemek için kapatıldı.
Japonya’nın en büyük uluslararası havaalanında sağlık kontrolleri artırılırken, Filipinler, Meksika’dan gelen ve ateşi olan yolcuları karantinaya alabileceğini bildirdi. Tayland ve Hong Kong’taki sağlık yetkilileri de durumu yakından izlediklerini belirtti.
Mayısta çıkacak yeni kitabımın ismi için birçok kişiyle konuştum. Bulduğumuz isimlerden biri “Can boğazdan gelir diyet sonradan”dı. “Can boğazdan gelir” sözünün yeni halini sizinle paylaşmak istiyorum
Dilara Koçak
Bir süredir yeni kitabımın hazırlıkları için çalışıyorum. Kolay anlaşılır olması, sürükleyici okunması, merak edilenlere cevap vermesi, bilimselliği kanıtlanmış, ama günlük hayata uygun pratik önerilerden oluşması, anlatmak istediğimi tam olarak ifade edebilmek gibi birçok ayrıntıyı bir araya toplamak pek kolay olmuyor.
Bal kabağı,kivi,kırmızı biber… İşte hastalıklardan koruyan ve sağlıklı bir yaşam sunan 10 besin…
1. Bal kabağı: A vitamininden zengindir. Lif, C ve K vitamini, demir ve manganez içeriği oldukça yüksektir. Aynı zamanda E vitamini, magnezyum ve fosforun da iyi bir kaynağıdır.
2. Çay: Antioksidan etki gösteren flavonoidler içerir. Siyah, beyaz, yeşil ve oolong çayları camillia sinensis bitkisinden elde edilmektedir. Aynı zamanda içeriğindeki L – teanin ve kafein ile uyanık tutma ve duygu durumu üzerine etkileri bulunmaktadır.
3. Pancar: Folat, potasyum, lif, A ve C vitamini oldukça yüksektir. Antioksidan aktivitesi oldukça yüksektir.
Baharda canlanan doğaya inat, bu mevsimde çoğu zaman kendimizi halsiz, yorgun ve uykusuz hissediyoruz. İşte enerji veren mönüler…
FUNDA ÇATAR
Polat Renaissance Hotel Sous Şefi Kadir Madakbaş’ın hazırladığı birbirinden hafif ve lezzetli tarifler ise bahar yorgunu olan bizleri canlandırmayı garanti ediyor!
BAHAR SALATASI
Malzemeler: 40 gr Akdeniz yeşilliği, 20′şer gr marul, kıvırcık ve kırmızı turp, bir tutam dereotu, çeyrek salatalık, sarı ve kırmızı biber, 60 gr kiraz domates (ikiye bölünmüş), 20 gr ceviz, 10 gr taze nane, 14 gr zeytinyağı, 30 gr kuşkonmaz, bir tutam tuz.
Organik meyvelerin alerji yapma riskinin daha fazla olabileceği bildirildi.
Paris’te düzenlenen alerji kongresinde yayımlanan bildiride, kimyasal madde kullanılmadan yetiştirilen meyvelerin alerji yapma riskinin diğerlerine göre fazla olabileceği belirtildi.
Fransız “Le Point” dergisinde yayımlanan makalede, araştırmacılar, yüzde yanma ve kızarıklığa yol açtığı için halk arasında gülleme ya da gül hastalığı olarak bilinen rozaseye neden olan meyve alerjilerinin meyvelerin “saldırganlara” karşı savunmaya geçmesiyle bağlantılı olabileceğini ifade etti.