1. Yiyeceklerinizi Seçin
Yemek yeme isteğiniz ve atıştırma ile ilgili tuzaklardan kaçınmak için yiyeceklerinizi seçin ve bu yiyecekleri hepsi sizin düşük karbonhidrat almanız ve bu diyet programını başarmanızı sağlayacaktır. Programınız ne olursa olsun kilo vermeyi başaracaksınız.
2. Yemeğinizi Masada Yiyin
Yiyecekleri nerede ve ne zaman yiyeceğiniz belli olmalı. Gazete okurken veya televizyon izlerken yemek yemeyin.
Bir dönem yediğini çıkarmak modaydı. Zayıf kalabilmek adına her şeyi yiyip ardından boğaza parmak sokma yöntemiyle yediklerini kusmanın ötesinde şimdi yepyeni bir yolvar. Üstelik bu çok daha korkunç!
Hollywood kadınları, eski yöntemlere dönüş yapıyor şimdi yeniden. İtalyan gazeteci Alfonso Signorini’nin ülkemizde Çok Gururlu Çok Kırılgan adıyla yayınlanan ve efsane diva Maria Callas’ın yaşamını anlatan romanında küçüklüğünden beri fazla kilolarıyla başı dertte olan operacının yaptığı diyet yeniden gündemde.
Karın bölgenizin yeterli
sıkılığa sahip olması için beslenme şeklinize de özen göstermelisiniz.
İşte işinize yarayacak öneriler…
* Badem: Bu lezzetli ve çok yönlü çerez, protein ve lif içeriyor. Ayrıca iyi de bir magnezyum kaynağı. Günlük 23 adet badem tüketin!
* Yumurta: En güçlü protein kaynağı… Yumurta
vücuttaki hücrelerin yenilenmesini sağlıyor. Kolesterolünüz yüksek
değilse, her gün bir yumurta tüketebilirsiniz.
* Soya: Protein, lif ve anti-oksudan bakımından
mükemmel bir kaynak olan soya fasulyesi, her gün bir öğün yenmesi
gereken besinler arasında…
Yemekten önce içilen bir fincan kahve tokluk hissi yarattığı için uzmanlar tarafından diyabetlilere öneriliyor.
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr. Şevki Çetinalp, yemekten önce içilen bir fincan kahvenin tokluk hissi yarattığından diyabetlilere önerdi. Ege Üniversitesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı, Ege Obez Hasta Osteoporozlu Hasta Diyabetle Yaşamı Kolaylaştırma Derneği tarafından düzenlenen ‘7. Sağlık Halk Kongresi’nde düzenlenen panelde konuşan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr. Şevki Çetinkalp, diyabet tedavisinde alternatif tıp yöntemlerini anlattı.
Yrd.Doç.Dr. Çetinkalp, diyabet tedavisinde alternatif tıp yöntemlerini anlatırken içinde ne olduğunu bilmeden toz ve bitkilerden medet umulmamasını istedi; bu konuda tarçın, yeşil çay, kahve ve sirke üzerinde yapılmış çalışmalara dikkat çekti. Doğal besinler açısından tarçının insanlık tarihinin en eski baharatlarından biri olduğunu vurgulayan Yrd.Doç.Dr. Çetinkalp, “Tarçından fayda görülmesi için en az 1.5 çay kaşığı alınması gerekiyor. Açlık kan şekerine olumlu etki ediyor ve kötü kolesterolü düşürüyor” dedi.
Besinlerin uygun ortamlarda saklanmaması, yeterli derecede pişirilmemesi ve hazırlanmaları sırasında hijyen kurallarına uyulmaması, besin zehirlenmelerine yol açıyor. İşte hayat kurtaran önlemler…
Amerikan Hastanesi’nden Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Emin Yekta Kişioğlu, çok şiddetli enfeksiyonlarda bağırsak delinmesine kadar gidebilecek komplikasyonların gelişebileceğini söylüyor.
Besin zehirlenmesi nasıl olur?
Besin zehirlenmesi bakteri, virus veya kimyasal toksinlerle kontamine olmuş veya temas etmiş besinlerin alınması ile gerçekleşen, kusma, ishal karın ağrısı ateş gibi belirtilerle seyreden hastalığa denir.
Özellikle zayıflamaya çalıştığınızda en sevdiğiniz şeyleri yiyememek çok zor gelebilir. Ancak kilo aldırdığı söylenen çoğu yiyecek aslında zayıflamanızı sağlayabilir. Yani düşündüğünüz kadar korkunç değillerdir.
İşte zayıflamaya çalışırken dikkatli yemeniz önerilen yiyecekler..
Yumurta Sağlıklı beslenmeye çalıştığınızda tükettiğiniz yumurta miktarına da dikkat etmeniz önerilir. Son yapılan araştırmaya göre günde bir yumurta güvenli ve çoğu yetişkin için besleyici. Eğer kahvaltıda bir yumurta yerseniz zayıflama ihtimaliniz yükseliyor. Sonuç olarak her sabah yiyeceğiniz yumurta sindirim sistemnizinhızlı çalışmasını sağlıyor. Günün geri kalan kısmında tüketilmemesi öneriliyor.
Araştırmalara göre eğer günlük kolesterol alımı sınırları içinde hesaplanarak yenilirse, yumurtanın pek de öyle korkulacak bir yiyecek olmadığı kanıtlandı.
Dr. Hasan İnsel
Geçen gün sevgili dostum Dara Azeri ile kahvaltı ediyorduk, Emirgan’da Mehtap Kafe’de. Menemen söyledim. “Yapma yahu, sen yumurta yiyor musun? Aylar var ki ağzıma koymadım” dedi. Uzun bir yumurta sohbetine girdik. Daha doğrusu ben anlattım, o da kibarlığından sabah sabah dinledi beni. Daha önce de yazmıştım, yumurta, eğer günlük kolesterol alımı sınırları içinde hesaplanarak yenirse, pek de öyle korkulacak bir yiyecek olmadığını kanıtladı son yıllarda.
Spordan önce ve sonra içilen maden suyu, vücuttaki su kaybını önlüyor!
İstanbul Üniversitesi (İÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi, Uluslararası Tıbbi Hidroloji ve Klimatoloji Derneği BaşkanıProf. Dr. Zeki Karagülle, spordan önce ve sonra içilen maden suyunun, vücudun su kaybını önlediğini bildirdi. Prof. Dr. Karagülle, AA muhabirine yaptığı açıklamada, maden suyunun Avrupa ülkelerinde sofra suyu olarak kullanıldığını, bunun nedeninin yemeklerle alınamayan bazı minerallerin maden suyuyla alınabilmesi olduğunu söyledi. Türkiye’de çıkarılan maden sularının, içerdikleri mineraller sayesinde yüzyıllardır insanlara şifa dağıttığını vurgulayan Karagülle, şöyle devam etti: “Maden suyunun, minerallere bağlı etkilerin dışında, bazı hastalıklardaki terapotik yararları da söz konusudur. Maden suyu, böbreklerde ve idrar yollarındaki taş oluşumunu önler ve iltihabıgeriletici etki gösterir. Safra kesesi tembelliğinde yararlıdır.
Sabancı Vakfı Direktörü Zerrin Koyunsağan, son iki yılda uygulanan yardım programı ile çok önemli çıktıların elde edildiğini ve projelerin çarpan etkisinin görülmeye başlamasıyla 2009 yılı hibe tutarının 300 bin dolara çıkarıldığını belirtti.
Başvuru için 17 Nisan 2009 Son Gün
Sabancı Vakfı Hibe Programına başvurular 17 Nisan 2009 tarihine kadar devam edecek. Hibe Programına İzmir, Kars, Nevşehir, Şanlıurfa, Trabzon, Van illerinde yerleşik sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri, valilik, belediye, il özel idareleri ve bunlara bağlı birimler, üniversiteler, üniversitelere bağlı fakülteler, enstitüler yüksekokullar veya araştırma merkezleri başvurabilecek.
Obezite tedavisinde fiziksel aktivite kilo kontrolünü pozitif yönde etkiler, ancak başarılı olabilmek için mutlaka diyetisyen, hekim işbirliği ve davranış değişikliği için terapi desteği çok önemlidir.
Dilara Koçak
Obezitenin kronik bir hastalık olduğu ve tedavisinde ciddi bir ekip çalışmasının gerektiğini defalarca sizlerle paylaştık. Ancak tekrar etmenin hiçbir zararı yok. Özellikle de bir tek haptan, bazı bitki karışımlarından veya sihirli bir formülden medet umup hemen zayıflayacağını düşünen mucizeciler için bir kere daha söylemek lazım, obezite ciddiye alınması gereken bir sağlık bozukluğudur.